2026 Girişimcilik Ekosisteminde “Soğuk Duş” Etkisi
Ankara, genç girişimcilik ekosisteminin finansal kodlarını 19 Aralık 2025 gecesi sessizce yeniden yazdı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, yıllardır “girişimciliğin can suyu” olarak nitelendirdiğimiz 1 yıllık Bağ-Kur prim desteğinin fişini çekti. Resmi Gazete’de yayımlanan 7566 sayılı Kanun, bütçe disiplini adına radikal bir “kemer sıkma” hamlesi içeriyor. Artık devlet, “Sigorta primini sen öde, vergini ben almayayım” diyor. Peki, bu yeni denklem cebinizi nasıl etkileyecek? Gelin, hamasetten uzak, tamamen matematiğe dayalı gerçeklere bakalım.
Bağ-Kur Desteği Tarih Oldu: “Kazanılmış Hak” Yok
Maliye bürokrasisi, 2026 itibarıyla “devlet baba” rolünden sıyrılıp “sıkı denetçi” rolüne büründü. Özellikle 7566 sayılı Kanun, sadece yeni kurulan işletmeleri değil, mevcut girişimcileri de vurdu.
-
Yeni Girişimciler: 1 Ocak 2026 sonrası şirket açtıysanız, ilk günden itibaren her ay yaklaşık 10.500 TL Bağ-Kur primini cebinizden ödeyeceksiniz.
-
Mevcut Girişimciler: 2025’te şirketinizi kurdunuz ve 12 aylık teşvik süreniz bitmedi mi? Kötü haber. Hazine, 2026’ya girdiğimiz an desteği kesti. Hukukçular bu durumu “maç oynanırken kural değişmez” ilkesine aykırı bulsa da, Maliye’nin tavrı net.
Oysa, birçok girişimci nakit akışını bu desteğe göre kurgulamıştı. Şimdi ise yıllık yaklaşık 126.000 TL’lik beklenmedik bir maliyet kalemi bilançolara eklendi.
400.000 TL’lik Vergi Kalkanı: Teselli İkramiyesi mi?
Bağ-Kur desteği buharlaşsa da, sistemin vergi ayağı hala ayakta. Gelir Vergisi Kanunu Mükerrer Madde 20, gençleri korumaya devam ediyor. 2026 yılı için belirlenen kazanç istisnası tutarı 400.000 TL seviyesine yükseldi.
Bu rakam ne anlama geliyor?
-
Yıllık 400.000 TL safi kar elde edene kadar devlete tek kuruş Gelir Vergisi ödemeyeceksiniz.
-
Bu istisna sayesinde cebinizde kalan net nakit yaklaşık 70.500 TL.
Ancak matematiği dürüstçe yapalım. Devlet size vergi yoluyla 70.500 TL kazandırıyor, fakat diğer cepten 126.000 TL SGK primi almanızı istiyor. Sonuç: Girişimci, 2025’e kıyasla işe 55.500 TL ekside başlıyor. Başabaş noktanız artık daha yukarıda.
KOSGEB’de Makas Değişimi: “Herkes Girişimci Olamaz”
Devlet, kaynak dağıtımında “seçici geçirgen” bir modele geçti. KOSGEB, “Kafe açana hibe yok, yazılım yapana kredi var” mesajını veriyor. Eski usul “kuruluş hibesi” ile iş döndürme devri kapandı.
-
Hizmet Sektörü (Kafe, Butik, E-ticaret): Sadece 20.000 TL’lik sembolik kuruluş desteği alabilirsiniz. Bu tutar, noter ve yazar kasa masrafını bile zor karşılar.
-
Stratejik Sektörler (Yazılım, İmalat, Ar-Ge): İşte fırsat burada. KOSGEB, bu sektörlere 1.650.000 TL’ye varan faizsiz finansman sağlıyor.
Özellikle NACE kodu 62 (Yazılım) ve NACE C (İmalat) grubundaysanız, devlet sizi hala el üstünde tutuyor. Ancak basit usul ticaret yapacaksanız, kendi yağınızla kavrulmak zorundasınız.
Finansmana Erişimde Yeni Rota: %20 Faizli Krediler
Hibe muslukları kısılınca, gözler bankalara döndü. Halkbank, genç girişimcilere özel limitlerini koruyor. 2026 yılı için Hazine destekli esnaf kredisi faizi yıllık %20 bandında. Piyasadaki %40-50’lik ticari kredi faizleri düşünüldüğünde, bu oran hala “bedava para” sayılır.
Akıllı bir finans yönetimi ile bu krediyi alıp, işletme sermayesine katmak, kaldırılan Bağ-Kur desteğinin yarattığı nakit açığını kapatabilir.
favorilerim.com Görüşü: Ne Yapmalı?
Tablo karamsar görünebilir, ancak profesyonel bakış açısı “fırsatı” görmeyi gerektirir. Devlet, “ihtiyaç girişimciliğini” değil, “katma değerli girişimciliği” fonluyor. Eğer iş planınız sadece devlet desteğine dayalıysa, o işi zaten kurmayın. Ancak güçlü bir gelir modeliniz varsa, 400.000 TL’lik vergi istisnası hala çok değerli bir kaldıraç.
Peki, sizce devletin “SGK desteğini kesip vergi istisnasını artırması” adil bir takas mı? Yoksa genç girişimciliğin önünü kesecek bir hata mı? Yorumlarınızı bekliyoruz.
